Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.11.2017 tarihinde karşıdan karşıya geçerken ...'in sevk ve idaresindeki plakasız ve tescilsiz motosikletin çarpması sonucunda yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; kuruma başvuru yapılmadan dava açıldığını, davanın usulden reddi gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, tescilsiz aracın neden olduğu zararlardan aracın sahibinin genel hükümlere göre sorumlu olduğunu, bu araçlar bakımından zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılmasının da zorunlu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Daire Başkanlığı'ndan alınan bilirkişi raporuna göre motosiklet sürücüsü olan davalının asli kusurlu; davacının kusursuz olduğu, alınan maluliyet raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 99.902,91 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kuruma başvuru yapılmadan dava açıldığını o nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, soruşturma dosyasında davacının şikayetçi olmadığını, maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre alındığını ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını belirterek yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... İlk derece mahkemesince taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacının davalı ... Hesabına başvurduğu, davacının cezai soruşturma sırasında açıkça maddi ve manevi tazminat talebinden vazgeçtiğini beyan etmemesi karşısında bu davayı açabileceği, Adli Tıp Kurumu tarafından yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olduğu" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava açmadan önce davacının kendilerine başvuru yapmadığını, soruşturma dosyasında şikayetçi olmadığını, maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre alındığını ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, bu nedenle istinaf mahkemesi kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
davalının işleteni olduğu ve zorunlu trafik sigortası olmayan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68,85,89,90,91 maddeleri.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalılardan ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.