Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/611 Esas, 2016/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.11.2020 tarihli ve 14-2016/295081 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

Sanığın temyiz sebebi; üzerine atılı suçu işlemediği, lehine hiçbir yasa hükmünün uygulanmadığı, verilen cezanın hukuka aykırı olduğu, verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Sanığın kullanmakta olduğu 0539 ** ** numaralı telefonundan mağdurun kullandığı 0541 ** ** numaralı cep telefonuna 05.02.2015 tarihinde üç adet, 07.02.2015 tarihinde bir adet, 13.02.2015 tarihinde bir adet, 15.02.2015 tarihinde iki adet mesaj gönderdiği, mesajların mesaj tespit tutanağına göre "Küçüğüm merhaba, bilmeden seni aradım seni arzuluyorum, senin için herşeyi yaparım, küçüksün anladım da dobrayım benim gibi birini tanıyamazsın si..m mi seni, tutmak istiyordun ya tut işte telefonda sonra gerçek olarak tutup elinde okşayıp patlamanı istiyorum, dargınmısın hala bana" şeklinde cinsel içerikli mesajlar olduğu, böylelikle sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediği, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde tekerrüre esas ilamının bulunduğu, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince tekerrüre esas olduğu görülmekle, aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması mahkemece kabul edilmiştir.

Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı, sanık savunması, katılan ve mağdure beyanları ile Telekominasyon İletişim Başkanlığından gelen yazı cevabı, mesaj tespit tutanağı ve tekerrüre esas ilamdan ibarettir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak; 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108 inci maddesinin farklı müesseseler olduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında mahkûmiyet kararında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümleri tatbik edilirken anılan ilamın sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen onama gerekçesi doğrultusunda Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/611 Esas, 2016/355 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında verilen kararda tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümünden ''İkinci kez'' kısmının çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.