B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2015 tarihli ve 2015/157 Esas sayılı iddianamesi ile; sanığın şikâyetçiye ait Kardelen İnşaat isimli iş yerinden su tesisatında kullanılan 7 tane musluk, 7 tane banyo bataryası ve 11 adet TDS marka kolektörü çaldığı iddiasıyla hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/923 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 168/1,53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/923 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 30.10.2019 tarihli ve 2019/10330 Esas, 2019/13275 Karar sayılı ilâmıyla; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesine uyduğu ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, kabule göre de uzlaştıma işlemlerinin yapılması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
4. Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2019/739 Esas, 2020/332 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesi gereğince kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 6 ay hapis cezası üzerinden infazına, karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebebi, hükmü temyiz iradesinden ibarettir.
Şikâyetçi ...'ın inşaatını yaptığı yerden su tesisatına ilişkin olarak 7 tane musluk, 7 tane banyo bataryası, 11 adet TDS marka kolektörünün çalındığını iddia ederek şikâyetçi olduğu, suça konu yerin hala inşaatı devam eden bir bina olduğu, 15.11.2014 tarihli tutanağa göre saat 10.00 sıralarında görevli polis memurlarının ...'ı durdurarak yaptıkları görüşmede Kardelen İnşaat isimli yerdeki hırsızlık olayı hakkında bilgisi olup olmadığı sorulduğunda suça konu hırsızlığı Emre Kaya ve Batuhan Şimşek isimli kişilerin yaptığını öğrendiğini polis memurlarına beyan ettiği, Emre Kaya'nın alınan ifadesinde Kardelen İnşaat civarında ikametine giderken Muhammet Yener Arslan, ... ve Ömer Yılmaz'ı gördüğünü, Muhammet Yener Arslan'ın söz konusu malzemeleri dayısına ait olan ikamete götürdüğünü belirttiği, Batuhan Şimşek'in alınan ifadesinde suça konu hırsızlığı Muhammet Yener Arslan ve Emre Kaya ile birlikte kendisinin yaptığını beyan ettiği, sanığın ise atılı suçlamayı kabul etmediği, bozma sonrası alınan savunması esnasında ise olay anında beraber olduklarını ancak kendisinin eyleme katılmadığını savunduğu, mahkemece savunmasına itibar edilmeyerek mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2019/739 Esas, 2020/332 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.