SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun kabulü ile beraat hükümlerinin kaldırılarak sanıkların mahkumiyetlerine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2017 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca dava açılmıştır.

2. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 07.11.2018 kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüyle, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararları kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fırkası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanıklar müdafİinin temyiz sebepleri;

1. Sanıkların üzerilerine atılı suçu işlemediklerine,

2. Sanıkların kimseyi zorla tutarak hürriyetlerini kısıtlamadıklarına,

3. Atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığına,

4. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre,

1. Dava konusu olay; yargılamaya konu olaydan bir kaç hafta önce mağdur ... ile sanıkların arkadaşları arasında yaşanan tartışma üzerine, sanıkların ortak tanıdıkları aracılığıyla evlerine çağırdıkları mağdurları cebir ve tehditle alıkoymaları, mağdur ...'ın bir fırsatını bularak evden kaçması ve mağdur ...'un arkadaşına polisi alıp gelmesi yönünde mesaj atması üzerine kurtuldukları iddiasına ilişkindir.

2. Mağdur ...'un, arkadaşı tanık Y.E.Ç.'e polisi alıp gelmesi yönünde yardım istediği mesaja ait suret dosyada mevcuttur.
3. 04.05.2017 tarihli CD çözüm tutanağına göre, olay yeri binaya mağdurların birlikte girdikleri ancak bir süre sonra mağdur ...'ın ayakkabısız bir şekilde ... başına ... vaziyette binadan uzaklaştığı görülmektedir.

4. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03.05.2017 tarihli raporlarında, mağdurların mevcut yaralanmalarının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olduğu belirtilmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanıkların üzerine atılı suçlar hakkında delil yetersizliğinden beraat kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına ve sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamından, sanıkların her bir mağdura karşı ayrı ayrı, onları hürriyetlerinden yoksun kılmaya matuf hareketlerde bulundukları anlaşılmakla, sanıklar hakkında mağdur sayısınca mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken, yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uyarınca cezalandırılmaları suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Mağdurların olaydan hemen sonra alınan beyanları ve adli muayene raporlarına göre, sanıkların eylem sırasında mağdurlara yönelik cebir ve tehdit kullandıkları anlaşılmakla, Mahkemece sanıklar hakkında ... cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, sanıklar müdafinin bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir.

2. Tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.11.2018 tarihli kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.