Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. aleyhine 22/12/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahemece, istem reddedilmiş, karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı firmanın acentesi tarafindan kimlik fotokopisi ele geçirilerek, sahte imza kullanılmak suretiyle, adına iki adet her yöne sınırsız faturalı telefon hattı alındığını, abonelik sözleşmesi düzenlemediği halde olmayan borcundan ötürü icra takibi başlatıldığını, Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/166 esas sayılı dava dosyasında abonelik sözleşmesinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığının tespit edildiğini, icra takibinden dolayı manen üzüldüğünü, gerek iş çevresinde gerekse aile çevresinde mağdur olduğunu beyanla, uğradığı manevi zararın davalıya ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirketin sözleşmeyi doğrudan gerçekleştirmediği, yapılan sözleşmeye fiziken ve hukuken müdahalesinin mümkün olmadığı, davacı ile davalı şirket arasında sorumluluğu gerektirir uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Davacının kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi ile davalı şirketin acentesı olan dava dışı ... Gıda Tekstil ve Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından abonelik sözleşmesi imzalanmış ve dava dışı şahıslarca telefon hattı satın alınmıştır. Davalı şirketin acentesi olan dava dışı ... Gıda Tekstil ve Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti. kimlik belgelerini alıp sözleşmeyi bayii olarak imzalarken gerekli özeni göstermemiştir.... İletişim Hizmetleri A.Ş. bayiisini iyi seçmemek ve onu yeterince eğitip denetlememekle davacının zarara uğramasına neden olmuştur. Şu durumda, davalı şirket acentesinin yapmış olduğu işlem dolayısıyla davacının oluşan zararından sorumludur. Mahkemece uygun miktarda manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken, davanın reddedilmiş olması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.