Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.11.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 35 ... maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılmasına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.

2. Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kanun maddelerinin doğru uygulanmadığına, re'sen dikkate alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

3. Sanığın temyiz isteği; aleyhine olan hususları kabul etmediğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Dava konusu olay, suç tarihinde 10 yaşında olan mağdurenin yanına gelen sanığın, mağdureye "babanı tanıyorum, gel seni götüreyim" diyerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüste bulunduğu iddiasına ilişkindir.

2. Kolluk görevlilerince hazırlanan 06.11.2016 tarihli araştırma, görüntü inceleme ve çözümleme tutanağında kamera kayıtları incelemesinde; mağdur ... ile ...'ın ... Dersanesi istikametinden Hoca ... ... Sokak ile 44. Sokağın kesiştiği yere gelip oturarak beklemeye başladıkları, ...'ın mağdurun yanından ayrıldığı esnada sanık ...'ın mağdurun yanına gelerek konuşmaya başladıkları, ...'ın, Emniyet önüne çıkan polis memuru ...'in yanına geldiği ve ..., polis memuru ...'in olay yerine gittikleri ve ardından polis memuru ...'in de olay yerine gidip sanık ile konuşmaya başladıklarının tespit edildiği anlaşılmıştır.

3. Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 04.11.2016 tarihli tutanakta; sanığın dersane önünde bekleyen mağdurun yanına geldiği, mağdura doğru eğilerek birşeyler söylediği, kolluk görevlileri yanlarına gelip çocuktan ne istediği sorulduğunda mağdurun yeğeni olduğunu beyan etmesine rağmen mağdur çocuğun sanığı tanımadığını beyan ettiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

4. İlk derece mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin ... olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan, mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

A. Sanığın temyiz istemi yönünden;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşması için fail tarafından, katılanın bir yere gitmek veya bir yerde kalmak suretiyle hürriyetinden yoksun bırakılması gereklidir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma süresinin kısa veya ... olmasının suça etkisi yoktur. Mağdurun bir yere gitmek veya bir yerde kalmak serbestisi ortadan kaldırıldığında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşur.
Teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için de sanığın işlemeyi kastettiği suçla ilgili icra hareketlerine doğrudan doğruya başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle hareketlerini tamamlayamaması zorunludur.
Dosya kapsamına göre; sanığın, olay günü dersaneden çıkıp arkadaşı ... ile birlikte cadde üzerinde oturarak servis bekleyen 10 yaşındaki mağdur ...'nın yanına geldiği, ...'ın, babası ...' i görmesi üzerine sanık ile mağdurenin yanından ayrıldığı, sanığın mağdure ile konuşmaya devam ettiği sırada devriye görevi ifa eden ve durumdan şüphelenen tanık ...'in sanık ile mağdurenin yanlarına gelerek sanığa çocuklarla ne konuştuğunu sorduğunda sanığın, mağdurenin yeğeni olduğunu, onu tanıdığını söylemesi üzerine bu durumu mağdura sorduğu, mağdurun sanığı tanımadığını işaret etmesi üzerine polis memurlarının sanığı alarak emniyete götürdükleri olayda sanığın mağdurun yanına gelerek konuşmak dışında bir hareketinin bulunmadığı, sanığın eyleminin mağdurenin bir yere gitmek veya bir yerde kalmak biçimindeki hürriyetini kısıtlamaya teşebbüs mahiyetinde olmadığı, eyleminin hazırlık hareketi kapsamında kaldığı, tanık beyanlarında da mağdurenin kolundan tutulduğu yönünde bir ifade bulunmadığı, mağdur beyanlarının, tanık beyanları ve kamera kayıtlarıyla kısmen örtüşmediği anlaşılmakla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs ettiğine ya da icra hareketlerine başladığına dair herhangi bir delil bulunmaması karşısında, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Katılan ... vekili ve katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri yönünden,
Mağdurenin aşamalardaki anlatımı, kamera kayıtları, kolluk tutanakları, tanık beyanları, tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığa atılı suçun unsurları oluşmadığından katılan ... vekilinin, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, katılan Bakanlık vekilinin eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kanun maddelerinin doğru uygulanmadığına yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/682 Esas, 2019/366 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.