Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 02.09.2015 tarihinde kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle tam kusurlu olarak davacıların oğlu ...'nın sevk ve idaresinde bulunan motosiklete davalı ...'ın maliki ve davalı ...'nun sürücüsü olduğu aracın çarptığını ve ...'in vefat ettiğini ileri sürerek cenaze masrafları, motor tamir masrafı, çekici ve yediemin ücretinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, destekten yoksun kalma tazminatının ise sigorta şirketi tarafından ödenen bedel düşüldükten sonra olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte her bir davacı için 15.000,00'er TL maddi tazminat ile her bir davacı için 30.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; ceza yargılaması sırasında tanıkların gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını, müvekkilinin ışık ihlali yapmadığını, kusurun hukuk mahkemesince belirlenmesi gerektiğini, ayrıca çekici, otel vb. masraflar için karşı tarafa banka yolu ile 5.326,00 TL ödendiğini ve talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan ... vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %75, davacıların desteğinin ise %25 oranında kusurlu oldukları, Güvence Hesabı tarafından davacılara ödenen tazminat güncellendiğinde davacıların destekten yoksun kalma zararlarının kalmadığı, davacıların fatura karşılığı çekici ve yediemin ücreti olarak 826,00 TL maddi tazminat ile davacı anne için 17.500,00 TL, baba için 17.500,00 TL manevi tazminatın 02.09.2015 (olay) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; tazminat raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, olay tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğunu, sigorta tarafından yapılan ödemelere ilişkin faizin olay tarihine göre belirlenmesi ve hesaplanması gerektiğini, desteğin pasif döneme ilişkin sağlayacağı gelirin hesabının yapılmadığını, davalı taraf için hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirtmiştir.
Davalılardan ... vekili istinaf dilekçesinde; ceza soruşturmasında olay yerinin hatalı gösterildiğini, delillerin yanlış değerlendirildiğini, müvekkilinin kırmızı ışıkta geçmediğini, müteveffanın ehliyetsiz olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...ceza mahkemesi tarafından davalı sürücü ...' nun ışık ihlali yaparak kırmızı ışıkta geçtiğinin kabul olunduğu ve bu kararın kesinleştiği, ceza mahkemesince kabul edilen ve kesinleşen bu maddi olgunun hukuk hakimini de bağlayacağından ilk derece mahkemesince trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %75 oranında, davacıların yakını olan motorsiklet sürücüsünün de %25 oranında kusurlu olduğu yolundaki kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu" gerekçesiyle davalı ... vekilinin kusura yönelik istinaf talebinin reddine, manevi tazminata ilişkin olarak "davacıların evlatlarının ölümü nedeniyle uğradıkları ve ileride uğrayacakları üzüntü, trafik kazasına karışan sürücülerin kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında davacı anne baba için hükmedilen 17.500'er TL tazminatın az olduğu " gerekçesiyle de davalı yanın bu yöne ilişkin istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf talebinin, dosya içeriğine göre az olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik "davacılara cenaze masrafı, motorsiklet tamir masrafı ve yediemin/ çekici ücretinin yargılama aşamasında ödendiği dolayısıyla ilk derece mahkemesince 826 TL' çekici/yediemin ücretinin tahsiline karar verilmesinin mükerrer ödemeye yol açacağı, cenaze ve defin gideri ve motorsiklet hasarı için hüküm kurulmamasının hukuka aykırı olduğu" gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, cenaze masrafları, motosiklet hasar bedeli ile çekici/yediemin ücreti içerikli maddi tazminatın yargılama sırasında ödenmiş olması nedeniyle bu taleplere yönelik talep konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların manevi tazminati yönündeki taleplerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 27.500,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde; olay yeri krokisinin yanlıs çizildiğini, müvekkilinin kırmızı ışıkta geçmediğini, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ve müteveffanın ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu' nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden alınan kusur ve hesap raporlarının kararda benimsenmesinde hata yapılmamasına ve manevi tazminat miktarının belirlenmesinde tarafların karşılıklı kusur oranlarının dikkate alınmış olmasına göre; karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.