Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-Katılan vekilinin temyiz incelemesinde;
Katılan vekilinin 12/04/2016 tarihli dilekçesiyle, vekaletnamesindeki yetkiye istinaden temyiz isteminden feragat ettiğinden, katılan vekilinin temyiz talebi yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİ' ne,

2-O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Sanığın, katılandan satın aldığı zeytinlere karşılık alacaklı ve borçlu kısmında kendi isminin yazılı olduğu 20.360 TL bedelli senedi katılana vererek haksız yarar sağladığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; O yer Cumhuriyet savcısının, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine ve atılı suçtan mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.