Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.08.2012 tarih ve 2012/372-2012/372 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlu ... tarafından imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi kapsamında borçlu tarafından cari kredi, esnek ticari hesap kredisi ve trio kart kredisi kullanıldığını, ancak geri ödeme yapmadığını, noter aracılığıyla kat ihtarında bulunulduğunu ileri sürerek, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Tüketici Kanunu'nun 3. maddesinde tüketicinin tanımlandığı, 10. maddesinde de kredi sözleşmelerinin düzenlendiği, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin mesleki ve ticari amaçla alınmadığı, gerçek kişinin tüketici sıfatı bulunduğu gerekçesiyle Tüketici Kanunu'nun 23. maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Dava, Banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Uyuşmazlık niteliği itibarıyla bankacılık işlemlerinden kaynaklanmakta olup tüketici kredisine ilişkin bir talep bulunmamaktadır. O halde, 6762 sayılı TTK'nun 4. ve 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi hükmü gereğince ticari davalardan olup, 4077 sayılı Yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davaya genel mahkeme (ticaret mahkemesi) sıfatıyla bakılması gerekirken, genel kredi sözleşmesinin tarafının gerçek kişi olduğu gerekçesiyle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair verilen karar doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın ihtiyati haciz isteyen banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.