Mahkûmiyet

Bozma üzerine dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2017 tarihli ve 2017/496 Esas, 2017/360 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.11.2017 tarihli ve 2017/1796 Esas, 2017/1792 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 17.12.2018 tarihli ve 2018/1545 Esas, 2018/5186 sayılı Kararı ile sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesi "temyiz aşamasında dosyasına geldiği anlaşılan sanığa ait bylock tespit ve değerlendirme tutanağı ile M. F. M'ye ait ifade ve teşhis tutanağının sanık ve müdafiine okunması, gerektiğinde M. F. M'nin tanık sıfatıyla dinlenilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulduğu" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2019/589 Esas, 2020/724 Karar sayılı bozma üzerine verdiği kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.03.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. Etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine,

2. Fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna,

3. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

4. Hata hükümlerinin tatbiki ile beraatine karar verilmesi gerektiğine,

5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair husulara,
ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada; sanığın etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakını ortaya koyduğu, bylock tespit değerlendirme tutanağının kendisine ait olduğunu beyan edip, M.F.M.'nin beyanlarının doğru olduğunu ifade ettiği kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde örgüte müzahir derneğin çatısı altında örgüte eleman kazandırılması için işletmiş olduğu öğrenci kursunda çalıştığı, örgüt içi haberleşmesini sağlamak amacıyla örgütün gizli iletişim ağı olan ByLock uygulamasını kullandığı, etkin pişmanlık kapsamında örgütle olan irtibatı hakkında bilgi verdiği belirlenen, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2019/589 Esas, 2020/724 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.