Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı aracın 27.07.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu hasar gördüğünü ve davalının ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 45.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresi içerisinde başvuru yapılmadığından başvurunun reddi gerektiğini, poliçe üzerinde dain-i mürtehin kaydı olduğunu, kısmi dava açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığını, kendilerine hasara ilişkin gerekli bilgi ve belgelerin teslim edilmediğini, hasarın teminat dışı olduğunu, kaza ile hasar arasında uyumsuzluk bulunduğunu davacının ihbar ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olunabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maliki olduğu aracın %100 kusurlu olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre araçta 128.984,16 TL hasar olduğu, alınan bu raporun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 12.11.2020 tarihi itibarı ile hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; zamanaşımı süresi içerisinde başvuru yapılmadığından başvurunun reddi gerektiğini, kendilerine hasara ilişkin gerekli bilgi ve belgelerin teslim edilmediğini, hasarın teminat dışı olduğunu, kaza ile hasar arasında uyumsuzluk bulunduğunu, davacının ihbar ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olunabileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile servis arasında %10 iskonto anlaşmasının olduğu ve alınan ek rapor ile iskontolu Katma Değer Vergisi (KDV) dahil hesaplama sonucu bulunan 121.986,12 TL'nin dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulüne karar vererek, başvurunun kısmen kabulüne, 121.986,12 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar vermiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hasar bedelinden iskonto uygulanmasına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin tahkim komisyonuna başvuru tarihi olmasının doğru olmadığını, ikinci el araç piyasası ve hasar için gerekli tamir bedelinde artış olabileceğinin değerlendirilmediğini belirtmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kendilerine hasara ilişkin gerekli bilgi ve belgelerin teslim edilmediğini, hasarın teminat dışı olduğunu kaza ile hasar arasında uyumsuzluk bulunduğunu davacının ihbar ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olunabileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 27.07.2019 tarihli trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 inci maddesi
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının 6.3. numaralı bendinde yer alan “15.538,68 TL” ibaresi çıkarılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Sigorta poliçesinin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1425 inci maddesine göre; sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Sigortacı, sigorta ettirenin gerçek zararını karşılamakla yükümlüdür.
İtiraz Hakem Heyetince; bilirkişi raporunda davalı ile servis arasında %10 iskonto anlaşması bulunduğu belirtildiğinden iskontolu hesaplama yapılarak karar verilmiştir. Dosya içerisinde yer alan ve taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinde iskonto oranına ilişkin düzenlemeye yer verilmemiştir. İskontoya ilişkin poliçe içerisinde herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi, kanunda da böyle bir düzenleme bulunmamaktadır.
Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz.
Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince bilirkişi raporunda belirtilen %10 oranında iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti için de kararın davacı yararına bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun düzelterek onama kararına katılmıyorum.