Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı şirketten cep telefonu satın aldığını ve malın üretim kaynaklı ayıplı çıktığını ileri sürerek, ayıplı mal bedeli olan 2.232,47 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının talep ettiği 2.232,47 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiştir. Yargılama aşamasında davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olmasına rağmen, mahkemece, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümüne 6 nolu bent eklenerek “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükteki AAÜT uyarınca hesaplanan 750,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılarak kararın düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.