Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 108 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı tripleks evin davacılardan ... tarafından yaptırıldığını belirterek dava konusu evin mülkiyetinin davacılardan ...'a ait olduğunun tespitine ve tapu kaydının beyanlar hanesinde bu şekilde şerh edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., duruşmada alınan beyanında davaya konu binada yıkım kararı olduğunu beyan etmiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıların mülkiyetin tespitine ilişkin taleplerinin reddine, davacılar ... ve ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, dava konusu 108 ada 21 parsel üzerinde bulunan fen bilirkişisi ...'in 02.03.2015 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen binanın davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1-) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 108 ada 21 parsel sayılı taşınmaz davacılar ile davalılar adına tapuda, paylı mülkiyet şeklinde kayıtlıdır. Davanın konusu (müddeabih) ise davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nun 326/2. maddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları oranında sorumlu tutulmaları gerekir. O halde, temyiz eden davalının nispi karar ve ilam harcı, vekalet ücreti, yargılama giderleri yönünden sorumluluğunun tapudaki pay oranına göre belirlenmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın sorumlu olduğu miktardan fazla miktara karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 13.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.