Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacılar vekili, 733 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın birinci ve ikinci katının vekil edeni ... tarafından, dördüncü katın ise vekil edeni ... tarafından inşa edildiğini belirterek, bahsi geçen muhdesatların vekil edenleri adına tespitine ve bu tespitin tapu kaydına şerh edilmesine karar verilmesini istemiştir
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ..., ..., ... ve ..., açılan davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davacıların davayı açmakta dava tarihi ve karar tarihi itibariyle hukuki yararları bulunmadığından, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından esasa ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davanın, dava ön şartının yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği gözetildiğinde davalı lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. ve 13. maddeleri uyarınca belirlenmesi zorunludur. Buna göre; konusu para veya para ile değerlendirilmesi mümkün bulunan davanın, dava şartlarından birinin bulunmaması (noksan olması) nedeniyle usulden reddine karar verilmesi halinde Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedilir.
Bu olgular dikkate alındığında, davalı taraf yararına "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere" avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, Tarife hükümlerine aykırı şekilde fazla avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nın 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.