Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı 3. kişi vekili, 27/11/2013 tarihinde, müvekkiline ait evde haciz yapıldığını, haczedilen menkullerin davacıya ait olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, nafaka borçlusunun davacı annesiyle beraber haciz işlemi yapılan adreste yaşadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takibin devamına ilişkin 2013/906 Esas, 2013/949 Karar sayılı kararın davacıya 24/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği, istihkak davasının ise 07/02/2014 de açıldığı, 7 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Dava dosyası ekinde gönderilen davaya dayanak icra dosyasının içinde bulunan bilgi belge ve tebligat parçalarına göre; takibin devamına ve 3. kişiye dava açması için 7 günlük süre verilmesine dair ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/906 Esas, 2013/949 Karar sayılı kararının, 3. kişiye 31.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmekte olup, temyize konu dava da 07.02.2014 tarihinde 7 günlük hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Gerekçeli kararda bahsedilen 24.01.2014 tarihi ise, dosyada bulunan PTT sorgu kayıtlarına göre, evrakın dağıtıma çıkarıldığı tarihi göstermektedir.
Bu sebeple, davanın süresinde açıldığının kabulü ile taraflarca gösterilen deliller toplanarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.