Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, davalı ...'ın vekil edenine 4136 parsel sayılı taşınmazın 200 m²'lik kısmını 12/06/1997 tarihinde düzenlenen harici satış sözleşmesi ile sattığını, karşılığında ise vekil edeninden 20.000.000 TL para aldığını, vekil edeninin dava konusu taşınmaz parçasını satın aldığı tarihten itibaren iyiniyetli olarak kullandığını ve üzerine halen oturduğu evi yaptığını, davalı ...'in 12/06/1997 tarihli sözleşme gereğince edimini yerine getirmediğini, tapu devrini gerçekleştirmediğini belirterek, dava konusu taşınmazın 200 m²'lik kısmının tapusunun iptal edilerek vekil edeni adına tesciline, kabul görmemesi halinde MK'nun 724 maddesi gereğince uygun bir bedel karşılığında vekil edeninin iyiniyetle kullanımında bulunan kısmın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini, bu talebin de kabul görmemesi halinde vekil edeninin ödediği satış bedeli ile iyiniyetle yaptığı tüm masrafların fazlaya dair hakları saklı kalması kaydıyla 1.000 TL'nin ödenmesine ve bu bedel ödeninceye kadar kendisine hapis hakkı tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazın 200 m²'sinin satışı konusunda anlaştıklarını, dosyada bulunan satış senedinde bulunan isminin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, her ne kadar sözleşme içeriğinde paranın alındığı belirtilmiş ise de herhangi bir para almadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalılar ..., ... ve ..., dava konusu taşınmazda hissedar olduklarını beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalılar ..., ... ve ...'ye yönelik davanın reddine, davalı ...'a yönelik davanın kabulüne, 4136 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı olan 682 m²'nin iptali ile 200 m²'sinin davacı ... adına, 482 m²'sinin davalı ... adına olacak şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

tapuda kayıtlı taşınmazın tapu dışı yolla satın alınması nedenine dayalı iptal ve tescil, olmadığı takdirde, temliken tescil, olmadığı takdirde bedel iadesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar, davalı ...'ın 1997 tarihli harici satış senedindeki imzanın kendisine ait olduğunu belirtip aralarındaki harici satış sözleşmesini inkar etmemesi, sözleşmede bahse konu paranın kendisine ödenmediğine ilişkin iddiasını da her hangi bir delille ispat edememesi hususları gözönüne alınarak sözleşmenin tarafı olan davalı ...'ın sözleşmenin harici sözleşme olması nedeniyle geçersizliğine ilişkin beyanının hakkın kötüye kullanılması kuralının ihlali olacağı gerekçesi ile davalı ...'a yönelik davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı yoktur. Şöyle ki, tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı TMK'nun 706,6098 sayılı TBK'nun 237,2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir hak bahşetmez. TMK'nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır. Bu sebeple resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Davaya konu 4136 parsel; sözleşme tarihi olan 1997 yılında tapulu bulunduğundan, haricen satışın geçerli olduğundan bahsedilemez. Keza, dava konusu sözleşmenin yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazın tapuya kayıtlı bir taşınmaz olduğu mahkemenin ve tarafların da kabulündedir. Satış ilişkisinin davalı tarafından inkar edilme miş olması da, davayı açık kabulü bulunmadığı sürece sonuç doğurmaz.
O halde, mahkemece, davacı tarafından 12.06.1997 tarihli sözleşmeye dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gereklidir. Ancak, davacı vekili, iptal ve tescile ilişkin isteğinin kabul edilmemesi halinde, uygun bir bedel karşılığında vekil edeninin iyiniyetle kullanımında bulunan kısmın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini, bu talebin de kabul görmemesi halinde vekil edeninin ödediği satış bedeli ile iyiniyetle yaptığı tüm masrafların fazlaya dair hakları saklı kalması kaydıyla 1.000 TL'nin ödenmesine ve bu bedel ödeninceye kadar kendisine hapis hakkı tanınmasına karar verilmesini istemiştir. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, toplanmış ve iddia ve savunma doğrultusunda toplanacak tüm deliller doğrultusunda, davacı tarafın iptal ve tescil isteği dışında kalan istekleri konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi olmalıdır.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 13.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.