Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ... hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiş ise de, mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine; kabule göre de eyleminin suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu oluşturacağına ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanık ... ile inceleme dışı sanık ...'nın ... Caddesi üzerinde yürüdükleri sırada, polis tarafından durdurularak kimlik kontrollerinin yapıldığı, sanık ...'ın belindeki kabarıklığın fark edilmesi üzerine, suça konu tabanca ve eklerinin sanık tarafından polise teslim edilerek muhafaza altına alınmasına ilişkindir.

2. Polis tarafından yapılan uygulama sırasında, sanığın belinde kabarıklık olduğunun fark edilmesi üzerine, sanık tarafından bir adet tabanca, şarjör ve 8 adet dolu fişeğin polise teslim edildiğine dair 20.09.2015 tarihli tutanak tanzim olunmuştur.

3. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 30.09.2015 tarifli rapora göre, suça konu tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun uyarınca yasak nitelikte olduğu bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamına göre, olay günü saat 17.00 sıralarında, ... Caddesi üzerinde, polis tarafından şüpheli şahıslara yönelik yapılan uygulama sırasında, sanık ...'a kimliği sorulduğu esnada, belinin sağ yan kısmında kabarıklık olduğunun fark edilmesi üzerine, sanık tarafından suça konu tabanca ve ekleri polise teslim edilmiştir.
Her ne kadar sanık ..., silahın kendisine ait olmadığını, geçici bir süre ile diğer sanığın eşofman giyinmesi sebebiyle taşıması için verdiğini savunmuş ise de; sanık tarafından imzalanan ve yargılama sırasında da herhangi bir itirazda bulunmadığı 20.09.2015 tarihli muhafaza altına alma ve yakalama tutanağı içeriğine göre, TSK'dan ayrılan personel olduğunu ve silahının ruhsatının bulunmadığını belirttikten sonra tabancayı teslim ettiği, diğer sanık ...'nın bu durum karşısında tabancanın kendisine ait olduğu yönünde bir beyanda bulunmadığı görülmüş olup ayrıca sanık ...'ın yargılama sırasında ileri sürdüğü savunma dosya kapsamına aykırı bulunmuştur.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde dosya kapsamına uymayan gerekçeyle, beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.