Esastan ret
Taraflar arasındaki davacı şirketlerin banka hesaplarına uygulanan blokelerin haksız olduğunun tespiti ile blokelerin kaldırılması ve hesaplardaki haksız blokelerden kaynaklanan alacağın tazminine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ..... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Teş. Ted. Reh. Sağ. Hiz. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Belediye tarafından yapılan ihale sonucu bakım işini üstlenen müvekkil şirket... Fiz. Ted. Reh. Hizm. San. ve Tic. AŞ. tarafından güvence bedeli olarak davalı bankanın garanti ettiği 24.12.2014 tarihli 600.000,00 TL'lik kesin teminat mektubu ile 06.08.2015 tarihli 60.000,00 TL'lik kesin teminat mektubunu Samsun Büyükşehir Belediyesine verildiğini, davalı bankanın 15 Temmuz olayları sebebiyle müvekkil şirketlerin eski yöneticisi olan Ersin Yılmaz'ın tutuklanması akabinde şirketlerin tamamını risk kapsamında gördüğü ve 3 farklı şirketi şirketler grubu olarak yorumlayarak davalı banka bünyesinde açılan tüm hesaplara hukuka aykırı bir şekilde bloke işlemi uygulandığı, müvekkili şirketlere kayyım olarak atanan TMSF'nin yetkilendirdiği yöneticiler tarafından yönetilmekte ve ticari faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, banka tarafından uygulanan blokenin haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek davalı bankanın müvekkili şirketlerin hesaplarına uygulanan blokenin haksız olduğunun tespiti ile kaldırılmasına, banka hesaplarında bulunan ve kullanılmayan miktarlara bloke tarihi itibariyle ticari avans faizi uygulanarak hesaplanacak bedelin tazminat olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketlerin müvekkili şirketin müşterileri olduğunu, davacılar ile imzalanan genel kredi sözleşmesi, grup kredi sözleşmesi, cari hesabı rehin sözleşmelerinin bir suretinin dilekçe ekinde gönderildiğini, müvekkili bankanın teminat mektubu konusunda davacı şirketlerle çalıştığını, davacıların hesabına ilk olarak 15 Temmuzdan sonra yaşanan olaylar nedeni ile bloke konulduğunu, davacıların açmış olduğu haksız davadan müvekkili bankadan haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen 21.01.2019 tarihli bilirkişi raporundaki teknik tespitler taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin hukuki niteliği ve sözleşme hükümleri ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgeler bir arada düşünüldüğünde ... Teş. Ted. Reh. Sağ. Hiz. A.Ş., Mevamed Sağlık Ürünleri ve İlaç San. Tic. İthalat İhracat Limited Şirketi, ...Teş. Ted. Reh. Sağ. Hiz. A.Ş. şirketlerine ait hesaplara bloke konulması işleminin taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine uygun olduğu dolayısıyla hukuka aykırı bir durumdan bahsedilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... Teş. Ted. Reh. Sağ. Hiz. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı ... Teş. Ted. Reh. Sağ. Hiz. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve değerlendirme sonucu düzenlendiğini, davalı banka tarafından müvekkili şirketin hesaplarına bloke konulmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, istinaf dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 342 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince başvuru sebepleri ve gerekçesini içermek zorunda olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 355 nci maddesi gereğince istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği göz önüne alındığında, davacının istinaf sebebi olarak bir gerekçe ileri sürmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı ..... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davacı şirketlerin banka hesaplarına uygulanan blokelerin kaldırılması ve hesaplardaki haksız blokelerden kaynaklanan alacağın tazminine istemine ilişkin olup, hesaplara bloke konulmasının hukuka ve sözleşmeye uygun olup olmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 331,370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 22 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 ve 445 inci maddeleri
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı ... Teş. Ted. Reh. Sağ. Hiz. A.Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı ... Teş. Ted. Reh. Sağ. Hiz. A.Ş.'den harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.