Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü göz önüne alındığında, mahkemenin de kabulünde belirttiği üzere sanığın, abisini hastaneden çıkartmak istediğinde, imza karşılığı hastaneden çıkarılabileceğinin söylenmesi üzerine, imza atmadan abisini zorla hastaneden çıkarmak için, katılan ve müştekilere hitaben söylediği “hastaneyi yakacağım, bu iş burada kalmaz, hepinizi mahvedeceğim” şeklindeki sözlerinin, zincirleme görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine müsnet suçtan beraatine dair karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.