Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.
2. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2016/226 Esas, 2016/925 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan ... vekilinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı karar verildiği, toplanan deliller ile sanığın atılı suçu işlediği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu ve benzerlerine ilişkindir.
1. 17.04.2015 tarihli dilekçe ile sanık, İncirliova ... ... şubesinden kendisi dışında biri tarafından adına banka hesabı açıldığı, İncirliova'ya hiç gitmediği, belirtilen tarihte İstanbul'da görevli doktor olduğunu, boşanma davası açmış olduğu eşi ...'in kendisine bu hesabı açtırdığını ve ... isimli banka çalışanı yardımıyla bu hesaba girip çıkabildiğini telefonda söylediğini, ...'in kendisini dolandırıldığından şüphelenmeye başladığı için ilgili banka ile görüştüğü, herhangi bir dönüş olmadığı, adına TC kimlik no.su kullanılarak, imza olmadan banka hesabı açılması nedeniyle suç işleyenlerin, ihmali olanların bulunması ve cezalandırılması istemi ile şikayetçi olduğu, 13.03.2013 kredi kullandırım tarihli, kullanıcısının sanık ... olduğu, 10.09.2013 tarihli kredi bilgileri ve ödeme planını dilekçesine eklediği,
2. ... A.Ş. 07.08.2015 tarihli yazı cevabında, sanık ... adına 15.000,00 TL tutarlı ihtiyaç kredisine rastlandığı, ilgili krediye ait kredi evrak ... gönderildiği, banka personeli katılan ... kimlik ve adres bilgileri sunulduğu anlaşılmıştır.
3. ... A.Ş. Genel Müdürlüğü 13.08.2015 tarihli yazı ile hesabın kredi çekilmesi sırasında şube tarafından sistemsel olarak açılan bir hesap olup kredi çekimiyle bağlantılı olması nedeniyle hesap açılması için ayrıca imza alınmadığı, 23.09.2015 tarihli yazı ile 10.09.2013 tarihli mutabakat belgesine rastlanmadığı, hesap açılışlarında mutabakat belgesi olarak alınan herhangi bir belge uygulaması bulunmadığı bildirilmiştir.
4. 18.08.2015 tarihli dilekçe ile sanık, ilgili ... hakkında, 13.03.2013 tarihinde açılan kredi hesabı ile ilgili 10.09.2013 tarihinde karşılıklı mutabakata varmışlar gibi belge düzenlendiği, bu belgeden ... haberi olduğu, bu belgede imza varsa imzanın kendisine ait olmadığını, banka İncirliova şubesinin 13.03.2013 tarihinde isteği olmadan adına banka hesabı açmakla kalmadığı, daha sonraki tarihlerde haberi ve imzası olmadan işlemler yaptıkları, yapan şüpheliler hakkında yasal işlem yapılması, suçları işlediklerinin ispatlanması halinde cezalandırılmalarını istediği anlaşılmıştır.
5. İzmir Kriminal Polis Labaratuvarının 02.12.2015 tarihli uzmanlık raporunda, kredi sözleşmesi ve ekleri üzerindeki imzalar ile huzurda alınan yazı ve imzalar üzerinde yapılan kriminal inceleme sonucunda belgeler üzerindeki yazı ve imzaların sanık ... el mahsulü olduğu tespit edilmiştir.
6. Katılan ... ve katılan ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından belgeler üzerindeki imzaların şikayetçi Serap el ürünü olduğu, ortada işlenmiş bir belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle 22.01.2016 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın haberi olmadan adına banka hesabı açıldığı gerekçesiyle şikayetçi olduğu, katılanlar hakkında başlatılan soruşturma sonucunda sanığın adına kredi çekilmesi ve kredi parasının bankadan çekilmesi işlemiyle ilgili olarak belge asılları üzerinde yapılan kriminal inceleme sonucunda bu belgeler üzerindeki imzaları sanık ...'ın ... ürünü olduğunun tespit olunduğu, dolayısıyla ortada işlenmiş bir belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve ... A.Ş. Genel Müdürlüğü yazı cevabında, hesabın kredi çekilmesi sırasında şube tarafından sistemsel olarak açılan bir hesap olup kredi çekimiyle bağlantılı olması nedeniyle hesap açılması için ayrıca imza alınmadığının bildirildiği olayda, eyleminin, suç işlemediğini bildiği kimselere suç isnadı biçiminde olmayıp, Anayasanın 74 üncü maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2016/226 Esas, 2016/925 Karar sayılı kararında katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.