SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2011 tarih, 2011/493 Esas, 2011/736 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 2 ay 16 gün hapis cezası ile 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca hükmolunan 5 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında, açıklanması geri bırakılan hükümlerin denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
Sanığın, temyiz isteğinin; durakta beklerken kimlik isteyen polis memurlarına kimliğini verdiğine, otobüsü kaçıracağını söyleyip acele etmelerini istediğine, bunun üzerine memurun kendisine hakaret ettiğine, atılı suçları işlemediğine, kamera kayıtlarının istenmediğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Şikayetçi polis memurlarının alkollü ve çevreye rahatsızlık veren bir şahıs olduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine gittikleri, sanığın elinde jilet olduğunu, kendisine de zarar verdiğini görmeleri üzerine müştekilerin sanığa müdahale ettikleri, sanığın ekip aracına bindirilirken sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, doktorun odasına götürmeye çalışırken şikayetçilere tekme attığı ve sinkaflı sözlerle hakaret etmeye devam ettiği, eylemlerinin tanık ...'nın beyanı, şikayetçilerin doktor raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
Sanık savunması, şikayetçilerin beyanları, doktor raporları ve olay tutanağı karşısında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair, Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
A. Sanığın, polis memurları tarafından yaralandığı ve kendisine hakaret edildiğine ilişkin savunması, adli rapor içeriği ve dosya içerisindeki ayırma kararına göre polis memurları hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından başka bir dosya üzerinden soruşturmanın yürütülmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılıp, sonucuna göre olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu, hakaret suçu yönünden ise aynı Kanun'un 129 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
B. Sanığın direnme eylemini birden fazla görevliye karşı işlemesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmaması,
C. Hakaret suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası sonucunda sonuç hapis cezasının 1 yıl 2 ay 17 gün yerine 1 yıl 2 ay 16 gün olarak eksik belirlenmesi,
Nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.