Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, vekil edeninin 770 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının bahsi geçen taşınmaza 2 metre genişliğinde 20-30 metre uzunluğunda bahçe çiti yapmak, 1-2 ağaç dikmek ve ev yapmak sureti ile müdahale ettiğini belirterek, davalının müdahalesinin önlenmesine, taşınmaz üzerideki davalıya ait ağaç ve yapının kâline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu edilen taşınmazın ortak muris babalarından kaldığını ancak davacının haksız şekilde taşınmazı üzerine kaydettirdiğini belirterek, davanın reddini savunmuş ve yargılama devam ederken davacı adına olan tapu kaydının iptali ile tüm mirasçılar adına tescili istemiyle dava açmış ve bu dava sonucunda, davacı adına olan tapu kaydının iptaline ve davalının da aralarında bulunduğu ... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiş, bu karar kanun yoluna başvurulmaksızın 21.05.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine, süresinde dosyanın gönderilmesi talebi sonrasında yargılamaya devam edilmiş ve Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kâl istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, dava dilekçesinde dava değeri 500,00 TL olarak gösterilmiş ve bu değer üzerinden harç yatırılmış, yargılamanın devamında talep arttırımı yapılmamıştır. Mahkemece de keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 361-362. maddeleri (1086 sayılı HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427. maddesi) uyarınca karar tarihi olan 2015 yılında temyiz kesinlik sınırının 2.080 TL olduğu ve dava değerinin temyiz sınırının altında kaldığı tespit edilmekle, davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 361-362. maddeleri (1086 sayılı HUMK'un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa ile değişik 427. maddesinin 2. fıkrası) uyarınca 2015 yılı itibariyle miktar ve değeri 2.080 TL yi geçmeyen kararlar kesin olduğundan miktar yönünden REDDİNE, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.