Davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... Köyünde bulunan 101 ada 1 sayılı orman parseline karşı tapu iptal ve taşınmazın murisi olan babası adına tescilini istemiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2015 tarihli ve 2015/68 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne ve 26.06.2015 tarihli rapor ve eki krokide A harfi ile gösterilen 1735,60 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarihli ve 2016/894 Esas, 2017/6987 Karar sayılı bozma kararında özetle; "davacının dava dilekçesinde taşınmazın babası adına tescilini talep ettiği, 29.12.2010 tarihli ıslah dilekçesinde ise dava konusu taşınmazın babasından taksim sonucu kendisine kaldığını belirterek adına tesciline karar verilmesini talep ettiği, 25.09.2012 tarihinde yapılan keşifte dinelenen mahalli ve tespit bilirkişilerinin taşınmazın ... 'a babasından kaldığını, eski meyve ağaçlarını babasının, yeni fidanları ise davacının diktiğini belirttiği, davacının babasının dava tarihinden önce öldüğü, davacı dışında diğer mirasçıların da bulunduğu, mirasçılardan birinin de mahalli bilirkişilerin beyanlarında gecen ... olduğu, ne var ki mahkemece dava konusu taşınmazın taksim edilip edilmediği, edilmişse davacıya kalıp kalmadığının araştırılmadan hüküm kurulduğu, miras bırakanın 24.01.2010 tarihinde öldüğü ve mirasının elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, davacının iddia ettiğinin aksine mirasın taksim edilmediği anlaşılırsa davacının tek başına bu davayı açma yetkisi olmadığından davasının reddine karar verilmesi, ancak taşınmazın taksimle davacıya kaldığı anlaşılırsa ıslah dilekçesine değer verilerek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olup davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşulları oluştuğundan davanın kabulüne; 26.06.2015 tarihli raporda A harfi ile gösterilen 1735,60 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... idaresi temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği, davacının zilyetliten başka bir iddia ileri sürmediği, taşınmazın evveliyatının orman olduğunu ve kazanılamayacağını, orman bütünlüğü içinde yer aldığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılıp yerlerden olup olmadığına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi, 3402 sayılı Kanun, 14 ve 17 nci maddeleri.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.