Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.01.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 170 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükmolunan 5 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz sonucu verilen red kararıyla 10.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten ... bir suç işlemesi nedeniyle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 170 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın metro çıkışında ... sıkı tabancayla havaya ... ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 02.10.2011 tarihli İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarından alınan uzmanlık raporuna göre, ... sıkı tabancanın imal özelliklerini koruduğu ve tadil edilmemiş olduğu, 6136 sayılı Yasa kapsamında olmadığı belirtilmiş, olay yerinde boş kovan ele geçirilmeyen ... sıkı tabanca için 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan beraaat kararı verilmiştir.
Sanığın ... sıkı tabanca ile havaya ... etme eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 170 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde tanımlanan ve içinde silah öğesi bulunan suç tipine uygun olmayacağı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında idari yaptırımı gerektireceği ve anılan Yasanın 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden temyiz incelemesine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında 5326 sayılı Kanunun 20 ... maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve aynı Kanunun 20 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.