Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizinin hakaret suçundan kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılarak dosya görüşüldü.

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,

1- TCK'nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda hakaret eyleminin polis merkezinin neresinde gerçekleştiği tespit edilip, buna göre aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığı tartışılıp açıklanmadan, TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,

2- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenecek denetim süresinin ceza miktarından az olamayacağı nazara alınmadan ceza miktarından eksik denetim süresi belirlenmesi,

3- Ertelenen hürriyeti bağlayıcı cezanın kısa süreli olmaması nedeniyle TCK'nın 53/1. maddesinde sayılan hak yoksunluklarına hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.