Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.01.2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında motosiklette yolcu olan davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 198.822,28 TL'ye arttırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik belge ile şirkete başvurulduğundan davanın usulden reddini, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, ödeme yapılarak ibraname imzalandığını, davacı tarafça yapılan başvuru sonucu verilen süre dolmadan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, kusur oranlarının tespitini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin teminat dışı olduğunu, aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından hesap yapılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödemesi varsa araştırılmasını, manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, yapılan başvurudan itibaren 8 iş günü sonrası yasal faiz talep edilebileceğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca belirlenen tuıtarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile başvurunun kısmen kabulü ile 180.239,29 TL'nin (sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri) 30.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; eksik belge ile şirkete başvurulduğundan davanın usulden reddini, hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen tutarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle geçerli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği, davacının kask takıp takmadığının kaza tespit tutanağında belirsiz olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik itirazın yerinde olmadığı, hakem kararları için uygulanacak vekalet ücretinin Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesi ve AAÜT 17/2 nci maddesi gereği tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere ek olarak ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, hatır taşıması indirimi yapılmasını, kusur oranlarının tespitini, geçici bakıcı giderinden sorumluluklarından bulunmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, meydana gelen trafik kazasında davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araçta yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hatır taşıması indirimi yapılmasına yönelik temyiz nedeninin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yapılan itiraz aşamasında itiraz olarak ileri sürülmemiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı taraf, davacının ehliyetsiz sürücünün aracına bilerek binmek ve kask takmamakla müterafik kusurlu olduğu savunmasında bulunmuş; İtiraz Hakem Heyetince davacının kask takıp takmadığının kaza tespit tutanağında belirsiz olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle müterafik kusur bulunmadığı sonucuna ulaşılmış; ehliyetsiz sürücünün aracına binme bakımından bir değerlendirme yapılmamıştır.
Dosya kapsamındaki ifadelerden, davacı ile yolcu olarak bindiği araç sürücüsünün (araç sürücüsünün kaza tarihinde 17 yaşında, davacı yolcunun 14 yaşında) aynı yaşlarda ve arkadaş oldukları, kazanın da davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yapmasından kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Hayatın olağan akışına göre, davacının arkadaşı olan sürücünün gerekli ehliyete sahip olup olmadığını bilme ihtimalinin yüksek olduğu ve davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olduğu dikkate alınarak, TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca maddi tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.