Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 278 parsel sayılı 2.400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1960 yılında yapılan tapulama çalışmaları esnasında ... adına tespit edildikten sonra, kadastro tutanağı açılan dava nedeniyle ... Kadastro Mahkemesine gönderilmekle birlikte adliyede çıkan yangın ve taşınma faaliyetlerinden dolayı kaybolduğu gerekçesiyle, tutanak ihya edilmek suretiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 278 parsel sayılı taşınmazın, davacıların miras bırakanları ... adına kayıtlı olduğunu, bu kişi adına askı ilanı yapılmasına karşın malik hanesinin boş bırakıldığını öne sürerek, taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Yargılama sırasında, asli Müdahil ... ve müşterekleri murisi ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmıştır.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 24.12.2008 tarih ve 2006/2 Esas, 2008/6 Karar sayılı kararı ile, "çekişmeli taşınmazın ... adına tespit edildiği, davalı Hazinenin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir.

1. ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 24.12.2008 tarih ve 2006/2 Esas, 2008/6 Karar sayılı kararı, davacı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 18.02.2011 tarihli ve 2011/89 Esas, 2011/846 Karar sayılı ilamıyla; "... oğlu ... ile 1961/325 Esas sayılı dosyada davacı olan ... ve ...'ün davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, bu karar bozulmuştur.

1. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında ... Kadastro Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dava dosyası ... Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

2. Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "taşınmazın 80 yılı aşkın zamandır muris ...'ün zilyetliğinde olduğu ve taksim edilmediği, muris ve mirasçıları lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacıların ve asli müdahil ...'ün davasının kısmen kabulüne, dava konusu 278 parsel (yeni 148 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, kaldı ki davacılar lehine kazanma koşullarınında oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve davacı taraf lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri,

Dava konusu taşınmazın tespit maliki ... oğlu ... olup, hükmü temyiz eden davalı Hazine tespit maliki olmadığı gibi, önceki tarihli kararla davalı Hazine yönünden verilen pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin karar davalı Hazine tarafından temyiz edilmemekle kendisi yönünden kesinleşmiş olup, son hükümle aleyhine yeni bir hüküm de kurulmadığına göre, davalı Hazine vekilinin temyizde hukuki yararı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.