Esastan ret

Taraflar arasındaki endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2015/02457 nolu "vantilatör kafes göbeği" adlı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığını, söz konusu tasarımın müvekkili şirket tarafından tescil tarihinden çok önce kullanılmakta olduğunu ileri sürerek tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin müvekkilinin tescilli tasarımını haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığını, bu hususta davacı şirkete ihtarname gönderildiğini işbu davanın da bu ihtarname sonrasında açıldığını, davalının bu tasarımla tanınmış olduğunu ve tasarımı kötü niyetle kullanımına engel olmak için tescil ettirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde başvuru tarihinde bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılan incelemede; davacının dayandığı önceki tarihi taşıyan kataloglar, satışa ilişkin görseller ile tasarım görselinin karşılaştırılmasında birbirinin aynı olduğunun tespit edildiği, davacının yenilik bozucu olarak niteliği kanıtların iddiasını teyit ettiği, bu katalogda sergilenen ürünlerin satışlarının da yapıldığına ilişkin 2013 tarihli faturalar bulunduğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek kapsam ve kalitede olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı 2014/02457 nolu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Marka ve Patent Kurumu (TPMK) nezdinde birçok marka ve tasarımı tescil ettirmiş olduğunu, iddia edilenin aksine müvekkiline ait şirketin ısıtma ve soğutma cihazları, küçük ev aletleri ve plastik parçaların üretimini yapan oldukça büyük kapasiteli bir şirket olduğunu, üretimini yaptıkları ürünlerin "vals" markası ile yurt içi ve yurt dışında büyük bir ağ çerçevesinde satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ve yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin, tescil ettirerek büyük ekonomik yatırımlar yaptıkları marka ve tasarımlarının davacı şirket tarafından kullanılmış olduğunun tespit edildiği ve haksız - hukuka aykırı olarak kullanımın önlenmesi amacıyla davacı şirkete ihtarname gönderildiğini, yerel mahkemede görülmekte olan bu davanın da, gönderilen ihtarname sonrasında açıldığını, amaçlarının haksız ve hukuka aykırı kullanımın aksini iddia ederek, haklarında açılacak olan ceza ve tazminat içerikli hukuk davalarından kurtulmak olduğunu, davacı şirketin katıldığı fuarda vantilatör kafes göbeğinde müvekkili şirkete ait tescilli tasarımın birebir aynısını kullandığını, bu tecavüzün tespiti amacıyla İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2017/50 D. İş sayılı dosyada dava açtıklarını, Çin'den ithal edilen bu parçaların müvekkilinin ürünleri ile karıştırılması ihtimaliyle maddi manevi zarara uğrayacaklarını, dava sürecinde, davacı şirketin, mahkemeye iki adet katalog sunduğunu ve söz konusu tasarımın 1997 ve 2013 tarihlerinde kullanıldığını iddia ettiklerini, ancak 1997 yılına ait olan ve iddia edilen kullanımın iflas eden ... şirketler grubuna ait olduğunu, 2007 yılında ... şirketler grubuna ait şirketlerin iflası sonrasında, 2008 yılında kurulup 2012 yılında unvan değişikliği yaparak, ... Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.​ olan davacı şirketin bambaşka bir firma olduğunu ve iflas eden ... markasının tanınmışlığından faydalandığını, 2013 tarihli kataloğun ise, davacı şirketin müvekkil şirkete fason olarak üretim yaptırmış olduğu ürünleri içerir katalog olduğunu, davacının iddia ettiği üretim faaliyetlerinin müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu şirketle yapılmış olan fason üretim sözleşmesi sonrasında başlamış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalı tasarımının yeni olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı 2014/02457 nolu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olup olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 55,56 ve 77 nci maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.