Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.07.2012 tarihinde davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (...) olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkili yolcunun yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine zararın karşılanması için başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, işgücü kaybından doğan 15.000,00 TL belirsiz alacağa yönelik maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; daimi sakatlık teminatının 225.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, ancak kazadaki kusur oranı, davacının geliri ve bedensel kaybı ile orantılı hesaba göre tazminat ödenmesi gerektiğini, kendilerine sigortalı aracın kazada kusurlu olmadığını, vücut fonksiyon kaybı ve sürekli sakatlanmaya ilişkin tespitin Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından yapılması gerektiğini, tazminat hesaplanırken teknik faiz-iskonto % 3 ile devre başı ödemeli belirli süreli rant hesabı yapılması gerektiğini, davalıya ihbar yapılmadığından faizin başvuru tarihinden başlaması gerektiğini, temerrüt olmadığından aleyhlerine masraf ve ücrete hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre; davacının sürekli maluliyet oranı bulunmadığı belirlendiğinden ve geçici iş göremezlik süresinin 120 güne (4 aya) kadar uzayabileceği ve davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 2.689,49 TL olarak belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2.689,49 TL maddi tazminatın 14.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Adli Tıp Genel Kurulu'ndan maluliyete ilişkin rapor alınmamasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin, davacının maluliyetine ilişkin düzenlenen, dosya kapsamına uygun ve birbirini doğrulayan raporlar karşısında, İlk Derece Mahkemesince Adli Tıp Genel Kurulundan ayrıca rapor alınmaksızın hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına ilişkin istinaf taleplerinin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmediğini, genel geçer ifadeler ile taleplerinin reddine karar verildiğini, gerekçe oluşturulmadığını, istinaf mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazasında malul kaldığını iddia eden yolcunun karşı araç Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceğine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,50,51,52,54,56 ve 72 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece alınan maluliyet raporlarının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun ve birbirini doğrular mahiyette olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.