Mahkumiyet
I- Sanığın ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kullanarak katılana ait iş yerinden ... plaka sayılı aracı kiralayarak, kira süresi bitiminde iade etmemesi şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında; sanığın kamu kurumu olan Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği'nin maddi varlıklarından sayılan sahte sürücü belgesini kullanması nedeniyle, eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesinde öngörülen "Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
II- Kabule göre de;
a) Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan inceleme de; kiralama sözleşmesine konu sürücü belge aslının dosyada bulunmaması ve mahkemece belgeyle ilgili bir inceleme yapılmadığının anlaşılması karşısında, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, suça konu belge aslı araştırılıp celp edilerek incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, aldatma özelliğinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılıp
değerlendirilmesi, suça konu belgenin bulunamaması halinde, sahte kimlik bilgilerine göre sahte araç kiralama sözleşmesi düzenlenmesinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Üye Hakim ...'ın değişik gerekçesi ile 09.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GÖRÜŞ
Delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden Bozma halinde hükmün yalnızca bu sebepten ve sair yönleri incelenmeksizin bozulması gerektiği eksik araştırmaya yönelik bozma kararlarından olduğu gibi "kabule göre" bozma yapılmaması gerektiği düşüncesindeyim.