Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılanın 23/08/2013 tarihli kolluk beyanında “... Ben Xanax isimli ilacı kesinlikle tanımam, evimde bulduğum esnada şüphelendiğimden en yakın eczaneye gidip ilacın ne işe yaradığını sorduğumda, bana uyuşturucu ilaç olduğunu, uyku yaptığını ve yeşil reçete haricinde de satılamayacağını söylediler..” şeklindeki beyanı karşısında, 01/04/2014 tarihli celsede “... daha önceden psikiyatrik tedavi gördüm, bu sebeple ilacın ne işe yaradığını biliyorum...” şeklindeki çelişki yaratan beyanı üzerine, katılana kollukta alınan beyanı okunup sorulduğunda ise “... ben bu ifademde Xanax isimli ilacı tanımadığımı söylemiş isem de aslında tanıyor ve biliyorum...” dediği, bozma üzerine talimatla alınan 18/11/2019 tarihli beyanında ise “…Ben daha önce mahkemede verdiğim ifade de dava konusu olayda 5-6 sene önce psikolojik tedavi gördüğümü ve kısa bir süre xanax isimli ilacı kullandığımı söylemiştim. Bu doğrudur. Ancak üzerinden çok uzun süre geçtiği için evimde bu ilacı bulduğumda ilacı anımsayamadım ve hangi tedavide kullanıldığını öğrenmek için eczaneye başvurdum. Buradan ilacın uyuşturucu ''sakinleştirici'' etkisi olduğunu öğrendim. Yargıtay bozma ilamında bahsedilen çelişki bu nedenle oluşmuştur. Dediğim gibi ilacı daha önceden kullandığımı, ilk etapta hatırlayamamam, eczaneden öğrendikten sonrada hatırlamam üzerine vermiş olduğum iki ifadem çelişkili olmuş olabilir. Ben yukarıda da bahsettiğim gibi dava konusu olaydan 5-6 yıl önce psikiyatrik tedavi gördüm ve çok kısa bir süre söz konusu ilacı doktor kontrolünde kullandım.” şeklindeki çelişkili beyanları ve sanığın katılana göndermiş olduğu 07/04/2013 tarihli kısa mesaj içeriğinde “Rabbim xanaxi ayağıma getirdi varmı böyle ve kendin içtin”, “o an dedim kurtul bu adamdan” "teşekkür ederim kartların için”, “ben kavanozda biriktirdiğim paralarla idare ettim senin yüzünden ama rabbim ne yaptı uyku ilacını kendi kendine içirdi”, “yaaa ilahi adalet var” şeklinde yazıları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın katılana yönelik eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
2- Nitelikli yağma suçunun konut içerisinde gece vakti işlendiği kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK'nın 149/1. madde ve fıkrasının (d) bendinin yanı sıra (h) bendinin de hükümde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerekmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA,14/06/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.