Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... müdafiinin temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 14.06.2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

Müdahile ait otobüsün işletilmek üzere tanık ... tarafından kiralandığı, ...’nın da işletmeye sanığı ortak ettiği, ...’nın ortaklıktan sanığa 60.000 ₺ borcu kaldığı, müdahilin kira süresi dolduğundan aracını ...’dan geri istediği, araç sanıkta olup sanık ... borcunu ödemediğinden aracı vermediği, katılanın bu sebeple 17.02.2014 tarihli dilekçesi ile ... ve sanıktan hırsızlık, mala zarar verme ve emniyeti suistimal suçundan şikayetçi olduğu, aracının teslim edilmediğini, parçalanıp satılacağını iddia ettiği, katılanın 18.02.2014 tarihli ifadesinde kendi işyerinde sanık ile 14.02.2014 tarihinde görüştüğünü, ... ve ... huzurunda sanığın ...’dan alacağı olduğunu, bu para ödenmezse aracın parçalarını borcuna karşılık satacağını söylediği, sanığın kendisinden senet istediğine veya aracı yakarım dediğine ilişkin bu aşamaya kadar bir iddiada bulunmadığı, katılan vekilinin 26.02.2014 tarihli dilekçesi ile sanığın katılandan baskı ve şantajla suça konu senedi aldığını iddia ettiği ve senet fotokopisini sunduğu, senedin 60.000 ₺ bedelli, borçlusu katılan, alacaklısı sanık ve 20.02.2014 tanzim tarihli olduğu, katılanın 07.05.2014 tarihli beyanında ise sanık ile telefonda görüştüğünü, sanığın ...’dan 60.000 ₺ alacağı olduğunu, borç ödenmezse aracı vermeyeceğini gerekirse yakacağını söylediğini, sanığı çağırdığını, sanığın ...’nın borcu olduğunu, ... borcunu ödemezse ya da sen onun borcu karşılığı senet vermezsen aracı yakarım dediğini, halasının oğlu ...’ın da bu sırada yanında olduğunu, telefonla sanığı tekrar aradığında da sanığın ... borcunu ödemezse aracı vermeyeceğini söylediği, avukatı ile görüştüğünü, tavsiyesi üzerine arabasının zarar görmemesi için senet düzenlemeyi kabul edip sanığı aradığını durumu bildirdiğini, iki üç gün sonra Tanık ... ve sanığın abisine işyerinde bu senedi verdiğini, bu sırada yanında ..., ... ve ...’in bulunduğunu, aracını teslim aldığını iddia ettiği,
Katılanın halasının oğlu olan tanık ...’ın 05.06.2014 tarihli beyanında senet tanziminden bahsetmeyip sanığın katılanın işyerine geldiğinde ...’dan alacağı olduğunu, ... borcunu ödemez veya sen onun karşılığı senet vermezsen otobüsü teslim etmem, gerekirse yakarım dediğini belirttiği ve yargılama aşamasında beyanını tekrar ettiği, tanık ...’nun sanıkla İstanbul’da görüştüğünü, ...’dan alacağı olduğunu, almadan aracı teslim etmeyeceğini, ... veya müdahil alacağını vermediği sürece aracı teslim etmeyeceğini, gerekirse parçalarını söküp satacağını söylediğini, durumu katılana aktardığını, katılanın senedi vermek zorunda kaldığını belirttiği, duruşmada ise benzer ifade verdiği ancak sanığın aracı yakarım dediğinden bahis etmediği, tanık ...’in katılanın damadı olduğunu, beyanlarında senedin tanzimi esnasında bir baskı ve tehdidin olmadığını belirttiği,
Tanık ...’nın tüm aşamalarda araca zarar verileceği iddiasını doğrulamadığı, sanığa borcu olduğunu, sanığa bu borcu ödeyemediğinden ve senet verme teklifini de kabul etmediğinden sanığın aracı teslim etmeyi kabul etmediğini, katılanın senet vermesi halinde aracı teslim edebileceğini söylemesi üzerine katılanla samimiyetine binaen sanığın kardeşi ile katılana gidip katılanın tanzim ettiği senedi alıp sanığa verdiğini ve aracı katılana teslim ettiğini, senedin hatıra binaen katılanca tanzim edildiğini belirttiği,
Sanığın tüm aşamalarda kendisinin araca zarar vereceğini söylediği iddialarını reddettiği, aracı ...’ya teslim ettikten sonra senedin tanzim edildiğini, katılandan gidip senet almadığını, ...’nın borcuna karşılık bu senedi getirip kendisine teslim ettiğini savunduğu,

1- Dosya kapsamı belirtilen delillere göre, katılanın şikayet dilekçesinde ve ilk ifadesinde sanığın aracı parçalayıp satacağını söylediğini iddia ederken ikinci ifadesinde bu defa sanığın senet istediğinden ve aracı yakarım dediğinden bahis ettiği ve avukatının tavsiyesi ile senet verdiğini ifade ettiği, sadece tanık ...’ın sanığın senet verilmezse aracı yakarım dediğini doğruladığı, bu tanığın katılanın akrabası olup sadece bu beyana itibar edilemeyeceği, tüm tanıkların senedin tanzimi esnasında bir zorlama ve tehdidin olmadığını belirttikleri, bozmadan sonra ilk defa dinlenen tanıkların da senedin katılanın rızası ile tanzim edildiğini belirttikleri, aracını geri almak isteyen katılanın aşamalarda iddiasını ağırlaştırdığı, avukatının tavsiyesi ile senedi tanzim edip aracını geri aldığı, sanığın daha güvenceli gördüğü için ...’dan alacağına karşılık katılanın tanzim ettiği senedi aldığı, nitekim senedi gidip alanın da ... olduğu, sanığın aracı geri vermeye yanaşmamak dışında şüpheden uzak aracı yakmakla tehdit ettiğine ilişkin kesin ve inandıcı delillerin bulunmadığı, ihtilafın hukuki olduğunun kabulü gerektiği, aksine delillerin yeterli görülmesi halinde bizzat senedi alan ... ve sanığın kardeşlerinin de suça iştirak etmiş sayılacakları, haklarında herhangibir dava dahi açılmadığı veya makamlarca sonradan suç ihbarında bulunulmadığı, mahkemenin ilk beraat hükmündeki gerekçesinin bu yönde ve kanaatimizce isabetli olduğu,

2- Sanığın alacağım için katılan senet vermezse aracı yakarım dediğinin kabulü halinde dahi eylemin de yağma suçunun unsurlarının bulunmadığı, olayda katılanın çağırması üzerine sanığın katılanın işyerine dahi geldiği ve alacağını alamadığı için aracı teslim etmeyi kabul etmediği, ...’nın veya onun adına katılanın alacağını ödemesi gerektiğini tüm aşamalarda söylediği, nitekim ...’nın da bunu doğruladığı, kendisinin verebileceği senedi sanığın kabul etmediğini ve aralarındaki samimiyetten dolayı katılandan senedi alıp sanığa verdiğini belirttiği, tüm amacı aracını geri almak isteyen katılanın avukatına danıştıktan sonra hiçbir tehdit ve baskı olmadan senedi ...’ya verdiği, sanığın olay yerinde olmadığı, her ne kadar katılan borçlusu kendisi olan senedi sanığa vermiş ise de bu sonuçta ...’nın borcuna karşılık verilen bir güvence senedi, olduğu zira ...’nın borcunu inkar etmediği, olayın baştan sona seyrinden katılana, söylendiği kabul edilse dahi sanığın sözlerinin katılanın rızasını ortadan kaldırdığının ve sanığın yağma kastı ile hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği,

3- Sanığın senet vermezsen aracı yakarım dediğinin kabulü ve bu sözlerin katılanın rızasını ortadan kaldırdığı kabul edildiği takdirde dahi sanık hakkında TCK’nın 150/1. maddesinin uygulanması gerekeceği, sanığın ...’nın kiraladığı araca ortak olduğu, katılanın buna itirazı olmadığı, ...’dan alacağını alamadığı için bu saikle aracı ...’ya vermediği, ...’nın borcu yerine senet verme teklifini güvence olarak görmediği, sanığın senedini güvenceli gördüğü ve ...’dan alacağına karşılık teminat olarak bu senedi aldığının kabulü gerektiği, sanığın yağma kastından bahis edilemeyeceği, yağma suçunu işlediğinin kabulü halinde hiçbir hak ve alacağı olmayan bir sanık ile eş tutulmuş ve hakkaniyete uygun olmayan bir müeyyide ile karşılaşmış olacağı görüşü ile karara muhalif kalıyoruz.