Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; ... 20. İcra Müdürlüğü'nün (... eski 5) 2008/9431 Esas sayılı dosyasından gönderilen hesap tablosuna konu alacağın ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2008/9431 ve 2008/10905 Esas sayılı dosyalarından 01.06.2010 tarihinde 1.611.888,78 TL ödeme ile infaz edildiğini açıklayarak, 05.06.2012 tarihinde yapılan hesap tablosunun iptaline karar verilmesini istemiş, Mahkemece, şikayetin kabulü ile ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2012/16890 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmiş olup hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Hükmün Kapsamı başlıklı 297/2. maddesi ''Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir.
Mahkemece verilen kararın gerekçesi tespit edilen maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Üst mahkemede bir hükmün hukuka uygun olup olmadığı ancak gerekçe sayesinde denetlenebilir. Anayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gerekir.
Somut olayda; borçlu vekilince ... 20. İcra Müdürlüğü'nün (... eski 5) 2008/9431 Esas sayılı dosyasından yapılan hesap tablosunun iptali talep edilmiş ise de mahkemece şikayet konusu olmayan ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2012/16890 Esas sayılı dosyasının iptaline karar verilmiştir. Mahkemece HMK'nun 297. maddesi gözetilerek, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekir.

Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.