İhbarname No: KYB - 2020/42338
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve kasten yaralama suçlarından sanık ...'in, anılan Kanun'un 15/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 29/1,62 (iki kez) ve 52. maddeleri gereğince 5 ay hapis, 375,00 Türk lirası ve 2.240,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2013 tarihli ve 2010/1325 Esas, 2013/254 sayılı Kararının 06.05.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 11.11.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun bildirilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın 6136 sayılı Kanun'un 15/1,5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 29/1,62 (iki kez) ve 52. maddeleri gereğince 5 ay hapis, 375,00 Türk lirası ve 2.240,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2019 tarihli ve 2019/597 esas, 2019/852 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçların 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık aslî ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, sanık hakkında 05.12.2006 tarihinde işlemiş olduğu atılı suçlar nedeniyle İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2013 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 06.05.2013 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşme tarihi itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 11.11.2013 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlemesi nedeniyle duran zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında; suç tarihi olan 05/12/2006 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihi olan 06/05/2013 tarihi arasındaki süre ve denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 11/11/2013 tarihi ile açıklanan hüküm tarihi olan 05/12/2019 tarihi arasındaki süre toplandığında, yargılamaya konu suç tarihi olan 05/12/2006 tarihi ile 05/12/2019 olan karar tarihi arasında 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre suçun tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.03.2020 gün ve 1464 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2020 gün ve KYB/2020/42338 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.05.2013 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 11.12.2013 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen suçların yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e maddesinde belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 gün ve 2019/597 esas ve 2019/852 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; açılan kamu davalarının CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezaların kaldırılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.