Davacı-birleşen dosya davacısı ... ile davalı-birleşen dosya davalısı ... ve davalı ... arasındaki katılma alacağı, tapu iptal ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair.... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 30.04.2014 gün ve 91/256 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı/birleşen dosya davacısı ... vekili, asıl dava dosyasında, evlilik birliği içinde edinilen 17 ada 34 parsel 1 nolu bağımsız bölüm ve... plakalı aracın muvazaalı olarak davalı eşi tarafından diğer davalı ...'ye devredildiği, taşınmaz ve aracın davacı/birleşen dosya davacısı adına malların tescilini, olmadığı takdirde 82.000 TL alacağın davalı/birleşen dosya davalısından tahsiline, birleşen dava dosyasında evlilik birliği içinde edinilen dava konusu 1010 ada 840 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı/birleşen dosya davacısı adına tescilini, olmadığı takdirde 7.800 TL alacağın davalı/birleşen dosya davalısından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, satışın gerçek satış olduğu iddiası ile açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı/birleşen dosya davalısı ... vekili, satışın gerçek satış olduğu, satış parası ile davacı/birleşen dosya davacısının borçlarının ödendiği, birleşen dava konusu taşınmaz davalı/birleşen dosya davalısının satın aldığı, davacı/birleşen dosya davacısının taşınmaz alabilecek maddi gücü olmadığı iddiası ile açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, taşınmazın 1/2 oranında davacı/birleşen dosya davacısı ... adına kayıt ve tesciline, dava konusu araç nedeniyle 6.200 TL alacağın davalı/birleşen dosya davalısı ....'ten tahsiline; birleşen dava yönünden de taşınmazın 1/2 oranında davacı/birleşen dosya davacısı .... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Asıl dava konusu taşınmaz ve birleşen dava konusu taşınmaz yönünden davalıların temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacak hakları doğar. Kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz. Edinilmiş malların tasfiyesinde paylaşım; mallar mülkiyetinin (veya mallar üzerinde sınırlı ayni hakkın) talep edilebileceği ayni bir paylaşım olmayıp; eşlerden her birine diğerinin edinilmiş malların değeri üzerinden hesaplanan, kişisel hak niteliğindeki alacak hakkı veren nakdi (parasal) bir paylaşımdır (TMK. m. 227,231 vd.). TMK'nun 239/1. fıkrasında; "katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir…” denilmektedir. 226/3. madde de ise "Eşler karşılıklı borçları ile ilgili düzenleme yapabilirler" hükmüne yer verilmiştir. Anılan kanuni düzenlemelerden de anlaşılacağı gibi, borcun ayın olarak ödenmesi sadece borçlu eşe tanınmış bir haktır. Açıklanan niteliği uyarınca, davalı kabul etmediği takdirde, edinilmiş malın mülkiyetinin davacıya geçirilmesi şeklinde karar verilmesi mümkün olmayıp; sadece edinilmiş malın değeri üzerinden hesaplanan parasal nitelikte alacağa hükmedilebilir.
Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;
Hak talebine konu edinilen taşınmazların 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğünden sonra iktisap edildiği görülmektedir.
Mahkemece, davacı/birleşen dosya davacısının kademeli isteklerinden ayni hakkın devri sonucunu doğuran tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması; yukarda açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olmuştur. O halde mahkemece davacının hem asıl, hem de birleştirilen davalardaki kademeli tapu iptal/tescil talebinin reddedilerek; kademeli diğer talebi olan alacak talebi hakkında gösterilen deliller çerçevesinde incelenerek gerçekleşecek sonucu uyarınca bu konuda olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeplerle davalılar yararına 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma sebebine göre yeniden karar verilmesi gerekli gelmekle davalılardan ...'nin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, ve HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.014,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.