Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı 3. kişi vekili, 13.06.2012 tarihinde, mülkiyeti müvekkiline ait olan menkul malların haczedildiğini, haczin gerçekleştirildiği işyeri ve hacizli menkullerin borçlu ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenlerle istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ...'ın babası ... ile davacı arasında yapılan devir işlemlerinin muvazaalı olduğunu, davacı üçüncü şahsın ...'ın işçisi olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, haciz yapılan adreste davacıdan önce borçlu ...'ın faaliyet gösterdiği, takibin 26.03.2012 tarihinde başlatılmış olması, davacının haczin gerçekleştirildiği işyerindeki faaliyetine başlama tarihinin takip tarihinden kısa bir süre sonra 28.04.2012 tarihinde olması, borçlunun takip tarihinden kısa bir süre sonra davacı ile 07.06.2012 tarihli marka devir sözleşmesi yapması, haciz işlemi sırasında borçlu ... ve babası ...'e ait bır kısım evrakların haciz mahallinde ele geçirilmesi, borçlunun alacaklılarını bertaraf etmek maksadıyla bu işyerini önce babası ...'a, ondan da davacıya devir göstermek suretiyle muvazaalı işlemler tesis etmesi nedeniyle haczin gerçekleştirildiği işyerine ait vergi levhası, işyeri açma ruhsatı, elektrik ve su aboneliklerinin davacı adına olmasının yalnız başına mülkiyet iddiasını ispata elverişli nitelikte olmadıkları sonuç ve kanaatine varılarak, davacı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine, hacizli menkullerin toplam değeri olan 8.025,00 TL'nin %40'ı olarak hesap edilen 3.210,00 TL tazminatın davacı üçüncü kişiden alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2- İİK'nun 97/13. maddesinde; "İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur...” düzenlemesi yer almaktaydı. Ancak 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile tazminat oranı % 20 olarak değiştirilmiştir. Bu durumda 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile yürürlüğe giren bu değişiklik nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat oranının % 20 olarak uygulanması gerekir.
Somut olayda teminatın yatırılmış olması nedeni ile takip durduğundan, İİK'nun değişik 97/13. maddesi gereğince, istihkak iddiası nedeniyle alacaklının tahsilde geciktiği alacak miktarı yahut mahcuz değerinden hangisi az ise, bu değer üzerinden % 20 oranında, davalı alacaklı yararına gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekirken, gerekçesi karar yerinde tartışılmadan ve söz konusu değişiklik de gözönüne alınmadan, Yasa'da yazılı olan % 20 tazminat oranı aşılarak, % 40 oranı ile davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmiş olması hatalı olmuştur.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazının kabulüne ve hükmün 2. fıkrasındaki ''Hacizli menkullerin toplam değeri olan 8.025,00 TL'nin %40'ı olarak hesap edilen 3.210,00 TL tazminatın davacı üçüncü şahıstan alınarak davalı alacaklıya verilmesine,'' ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, ''Hacizli menkullerin toplam değeri olan 8.025,00 TL'nin %20'si olarak hesap edilen 1.605,00 TL tazminatın davacı üçüncü şahıstan alınarak davalı alacaklıya verilmesine,'' ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.