Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, diğer şikayet nedenlerinin yanında ayıplı kabul edilen cihaz iade edilmeden kendilerine düşen edimin yerine getirilmesinin istenemeyeceğini, buna rağmen muhtıra gönderilerek ilamın infazının sağlanmasına yönelik işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. Mahkemece şikayetçi borçlu tarafça ayıplı cihazın teslimi yönünde alacaklı tarafa başvuru yapılmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
İİK'nun 24. maddesi, taşınır teslimine ilişkin olup, 24/4. maddesi taşınırın borçlu yedinde olmaması halini düzenlemektedir. Buna göre taşınırın borçlu yedinde bulunmaması ve taşınır malın değerinin ilamda yazılı olmaması veya çekişmeli olması halinde, icra müdürlüğünce haczin yapıldığı tarihteki rayice göre değeri takdir olunur. İİK'nun 24/5.madde hükmüne göre ise, taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmayan yerlerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorularak alınacak cevaba göre tayin edilir.
İcra takibinin dayanağı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı ilamında ''... Davacıya 19.12.2006 tarihinde satılan .. Elektrik Marka ve ...Dmr Plus model mamografi cihazının davalıya iade edilerek cihazın aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesine...'' karar verilmiştir. Anılan ilam bu haliyle edimlerin aynı zamanda ifası (birlikte ifa) yükümlülüğünü vermektedir. İlamın infazı, ayıplı cihazın teslimi ile ayıpsız aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesinin birlikte gerçekleştirilmesini gerektirir. Bu durumda takip başlatan alacaklının ayıplı cihazın teslimine hazır olduğunu veya teslim adresi bildirilmesi halinde cihazın adrese teslim edileceği hususunda bir ihbar veya bir bildirim yapmadan takibe devam etmesine olanak bulunmamaktadır. Mahkemece öncelikle bu hususun yerine getirilmesi için takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
..//..
Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.