SUÇLAR: Hakaret, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların nitelikleri ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 3/1. maddesinde açıklanan "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" ilkesine uyulmadan ve aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere ne surette uyulduğu yönünde yeterli kanuni gerekçe gösterilmeden, yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde sanık hakkındaki temel özgürlüğü bağlayıcı cezanın üst sınırdan belirlenmesi,
2- TCK'nın 125/4. maddesinde ağırlaştıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sanırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmekte olup müştekinin hakaret kabul edilen sözlerin araçta söylendiğine yönelik beyanı karşısında; suçun işlendiği yerin tam olarak neresi olduğu belirlenmeden, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında TCK'nın 125/4. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
3- Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmiş mahkumiyet hükmü niteliğinde olmaması ve 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenen: "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki yasal düzenlemenin de suç tarihinde yürürlükte bulunmaması karşısında; CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapıldıktan sona, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden "daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu" biçimindeki olaya uygun olmayan gerekçeyle, CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.