Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli ve 2016/192 Esas, 2017/326 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden kararla davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ...'nın çocuğu olduğunu ileri sürerek, davacının doğumdan itibaren Türk vatandaşı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, anne olduğu iddia edilen ...'nın mezar yeri tespit edilemediğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu kararın gerekçesi yönünden kabul ederek, yeniden kararla idari makamlara başvurmadan eldeki davayı açan davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, bu son karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33).

Dava dilekçesinde davacı ...'ın annesinin ... olduğu ileri sürüldüğüne göre, dava anneliğin tespiti istemine ilişkindir. Buna göre, İlk Derece Mahkemesi'nin davayı nitelendirmesi isabetli olup; Bölge Adliye Mahkemesi'nin nitelendirmesi ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermesi doğru olmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar dava reddedilmiş ise de;

1.Dava sonucu itibariyle miras hukukunu yakından ilgilendirdiğinden; anne olduğu iddia edilen ...'nın bütün mirasçılarının davalı sıfatı ile davaya katılmaları gerekirken, Mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bu durum nazara alınmadan ve taraf teşkili de sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi,

2.Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, Mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğuna göre, Mahkemece re'sen araştırma yapılarak; annelik indeksi için, anne olduğu iddia edilen ...'nın mezar yeri tespit edilerek örnek alınması, bunun mümkün olmaması durumunda, ...'nın mirasçıları ile davacı arasında DNA araştırması yaptırılıp, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz incelemeyle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın HMK'nin 373/2 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verild