Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 gün ve 2007/706-2008/573 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.02.2011 gün ve 2009/3314-2011/1861 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın davalı şirkete sigortalı olup, 2005 yılından itibaren yer kaymasına maruz kaldığını, taşınmazın Bakanlar Kurulu’nun kararı ile “afete maruz bölge” kapsamına alındığını, belediye tarafından yıkımlara başlanılması sonrasında davalı tarafa, sigorta bedelinin ödenmesi istemi ile başvurulduğunu, davalı tarafından ev için belirlenen 143.827 YTL’nın ödenmediğini ileri sürerek, 143.827 YTL’nın 08.09.2005 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bölgedeki yer kaymasının Bakanlar Kurulu kararından önce meydana geldiğini, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, sigortalı konutun bulunduğu binada ve konutta hasar meydana gelmediğini, talebin sigorta kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu konutun bulunduğu bölgenin afete maruz bölge olarak 28.06.2005 tarihinde ilan edildiği, Avcılar Kaymakamlığı tarafından davacıya 06.09.2005 tarihinde kararın tebliğ edildiği, dava tarihi itibariyle TTK’nun 1268.maddesinde yazılı iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı ... şirketine yer kayması rizikosunu da kapsayan konut sigorta poliçesi ile sigortalı davacıya ait taşınmazın, Bakanlar Kurulu kararı ile yapılan zemin çalışması neticesi belirlenen yer kaymalarına istinaden afete maruz bölge olarak ilan edildiği, bölgenin ikametgaha yasaklandığı, belediye tarafından yıkıma başlanıldığı, meydana gelen riziko ve hasarın poliçe kapsamında olduğu, poliçenin düzenlendiği tarihte bölgede yer kaymasına yönelik bir çalışma veya bilginin mevcut olmadığı, dava konusu taşınmazın değerinin 143.827 YTL olduğu sonucuna varılarak, dava konusu bağımsız bölümün davalıya devri şartı ile 143.827 YTL’nın 29.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar, Dairemizin 17.02.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle Düzeltilerek Onanmıştır.

Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekili yönünden yapılan karar düzeltme incelemesine gelince; davacı taraf Dairemizde yapılan duruşmada kendisini vekille temsil ettirdiği ve kararın davacı lehine düzeltilerek onanmasına karar verildiği halde davacı yararına duruşma vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, Dairemiz kararının bu yönden düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte yazılan nedenlerle Dairemizin 2009/3314 E, 2011/1862 K ve 17.02.2011 tarihli ilamının sonuç bölümüne 5. satırında yazılı onanmasına ibaresinden sonra gelmek üzere “825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibarenin eklenmesine, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.