Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- Oluşa ve dosya içeriğine göre sanığın katılana ait arabayı 09/11/2012 ile 10/11/2012 tarihleri arasında tespit edilemeyen bir zaman diliminde çalarak ... Mahallesi ... Sokak üzerine park ettiği, katılanın yaptığı şikayet üzerine kolluk görevlilerince yapılan araştırmada 10/11/2012 tarihinde saat 10: 00 sularında sanığın park ettiği yerde aracın bulunarak, gerekli incelemeler yapılıp katılana teslim edildiği, katılanın arabasını çalıştıramaması nedeniyle sanığın park ettiği yere daha sonra çekici vasıtasıyla çektireceğini düşünerek bıraktığı, sanığın hırsızlık yapmak amacıyla daha önce park ettiği yerden katılana ait arabayı alarak 11/11/2012 tarihinde kolluk görevlilerince yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda sanığın suça konu arabanın kolluk görevlilerince bulunarak katılana teslim edildiğini bildiğine dair dosya kapsamına göre herhangi bir delilin bulunmadığı gözetildiğinde sanığın daha önce park ettiği yerden katılana ait arabayı ikinci kez çalma kastıyla hareket etmediğinin anlaşılması karşısında 10/11/2012 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 43. maddesinin uygulanması,

2- Sanığın park halindeki arabayı olay yeri inceleme raporuna göre kapı kilidini ve kontak anahtar bölümünü zorlayarak çalıştırıp çalması şeklinde gerçekleşen eylemde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması sebebiyle korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanığın ayrıca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.