Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuklar hakkında müştekiler ..., ... ve ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi gereğince aynı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a-b maddesi uyarınca danışmanlık ve eğitim tedbirlerine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından, "danışmanlık ve eğitim tedbirlerinin uygulanmasına" ilişkin kısımların çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Suça sürüklenenen çocuklar hakkında müştekiler ..., ... ve ...’a karşı mala zarar verme, müşteki ...'a karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Her ne kadar açılan kamu davasında müşteki olarak ... gösterilmişse de iddianamedeki anlatımda suça sürüklenen çocukların ikrarına dayalı olarak müştekisi tespit edilemeyen motosiklet hırsızlığından kamu davasının açıldığı, müşteki ...’a yönelik eylemin anlatılmadığı, suça sürüklenen çocukların aşamalarda alınan savunmalarında da bu müştekiye yönelik eylemi anlatmayarak müştekisi tespit edilemeyen motosiklete yönelik ikrarda bulundukları gözetildiğinde ...’a yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle kamu davası açılmadığı halde yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Suça sürüklenen çocukların park halindeki motosikletleri direksiyon kilidini kırarak çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması sebebiyle korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suça sürüklenen çocukların ayrıca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
3- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi gereğince aynı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a-b maddesi uyarınca danışmanlık ve eğitim tedbirlerine hükmedilmesi,
4- Kabule göre;
5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 13.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.