Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile taşınmazın hissedarlarından hiçbirisine dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, davalıların 30-35 yıl önce edindikleri, 2005 yılında imar değişikliği nedeni ile tadilat geçirdiğini, hissedarların kimlik numaralarından yerleşim yeri adreslerinin tespit edilerek dava dilekçesinin tebliğ edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Tebligat Kanununun 35/1.fıkrası ile kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılan kimseye, adresini değiştirdiği takdirde yeni adresini hemen tebliğ yaptıran kaza merciine bildirme yükümlülüğü getirilmiş, bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı öngörülmüştür.
6099 Sayılı yasanın yürürlük tarihinden önceki 7201 sayılı Tebligat Kanununu hükümlerine göre
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.(T.K.35/2)
Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan imzası resmi merciiler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adres ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.(T.K.35/son)
Tebligat Kanununun 35/2 ve Tüzüğün 55.maddelerine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Evvelce yapılan tebligat usulsüz ise 35.maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir.
Tebligat Kanununun 35/son fıkrasında ise muhatabın daha önce tebliğ yapılan adresinin değiştirilmesi değil, değiştirildiği için tebliğ yapılamayıp, tebliğ evrakının iade edilmesine yol açan adres sebebiyle Tebligat Kanununun 35/2-3.fıkralarının uygulanması öngörülmüştür. Bu durumda; dava dilekçesinde gösterilen adres, 35/son maddede belirtilen kurum ve kuruluşlardan birine verilen adres ile aynı olduğu takdirde ve bu adrese çıkarılan tebligatın tebliğ edilemeden dönmesi halinde tebligat Tebligat Kanununun 35/son fıkrası uyarınca Tebligat Kanununun 35/2-3 maddeleri hükümlerine göre yapılır.
Olayımıza gelince; Davaya konu taşınmazda davalıların payının 30/09/2005 tarihinde imar uygulaması sonucunda oluştuğu, imar öncesindeki tapu sicil müdürlüğüne bildirilen adreslere TK 35. Madde hükmüne göre çıkarılan tebligatlarla taraf teşkilinin sağlanmaya çalışıldığı ancak bu adreslerin hangi tarihlerde taraflarca bildirildiği, dolayısıyla en son adresleri olup olmadığı anlaşılamadığından, adres kayıt sisteminde mevcut yerleşim yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına bildirdikleri adresleri de araştırılmaksızın TK 35. Madde hükmüne göre yapılan tebligatlar usulsüz olup bu şekilde taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.