Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda sanığın işgal ve faydalanmada bulunduğu toplam 32,30 m2 lik alanın 3,42 m2lik kısmının orman alanında, 28,88 m2lik kısmının ise mera vasıflı orman dışı alanda olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı bulunan eylemin kısmen de olsa kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmakla TCK'nun madde 44 gereği 6831 sayılı Kanun maddesi 93/2 gereği ormanlık alanı işgal ve faydalanma suçundan mahkumiyet gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.