İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2017/345 Esas, 2018/346 sayılı Kararı ile sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2018/2990 Esas, 2019/1445 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Eksik soruşturma ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna,
ByLock üzerinden darbeye ve teröre ilişkin ne konuşulmuş olduğunun belli olmadığına,
Çocuklarını örgütle irtibatlı okullara göndermesinin, iltisaklı derneğe üyeliğinin bulunmasının örgüt üyeliği suçu için delil olamayacağına,
Müvekkilinin akıl hastası olduğuna bu nedenle atılı suçu işleyemeyeceğine,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın fiilen kendi kullanımında olan adına kayıtlı hat üzerinden 2015 Ekim - 2016 Şubat arasında 61641 log kaydı oluşacak şekilde ByLock kullandığı tespiti, dosyaya mevcut tespit değerlendirme raporunda kullanıcı adının "sulesule11" şifresinin "1736b" olarak belirlenmiş olması, eklenen 10 kişiden yedisinin kadın olması ve sanıkla aynı meslekten olmaları, mesajlaşmaların bir çoğunun silinmiş olduğu, elde edilebilen yazışmaların ve mail içeriklerinin örgütün sohbet organizasyonları, Türkçe olimpiyatları programı, örgüt içi düzenlenen gezilerin finansmanı hakkında olduğu, etkin pişmanlık kapsamında beyanı alınan tanığın sanığı ByLock listesinde bulunan ve yazışma yaptıkları kişi olan Şule Neğiş (önceki soyadı) olarak teşhis etmesi, sanığın ruh sağlığının değerlendirilmesi için sanık müdafiinin talebi üzerine rapor aldırılmış ve sanığın atılı suç açısından -cezai ehliyetinin tam olduğuna- dair resmi bilirkişi heyet raporunun mevcut olduğu, anılan nedenlerle sanığın ByLock programını kullanarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu kanaatine varılmış, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, Ceza Genel Kurulu kararı ile kesinleşen 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı emsal Kararında da ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere ByLock kullanıcısı olan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü'nün organik ve hiyerarşik yapısı içerisindeki bir üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın silahlı terör örgütü üye olma suçundan suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir sebep bulunmadığından alt sınırdan cezalandırılmış, işlemiş olduğu suçun Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü ve 4 üncü maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle aynı Kanun'un 5. maddesi gereği cezasının yarı oranında artırılmış, geleceği üzerindeki olası etkileri lehine değerlendirilerek TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca cezasında indirim yapılmış, örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla TCK'nın 58/9 maddesi uyarıca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1- Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Kullanımında olan adına kayıtlı hat üzerinden 2015 Ekim - 2016 Şubat arasında 61641 LOG kaydı oluşacak şekilde ByLock kullandığı tespit edilen, kullanımında olan telefondaki ByLock programı ID'sine ait şifre kullanıcı adı ile eklenenler arasında çoğunlukla meslektaşı olan kadın kullanıcıların bulunması ayrıca ulaşılabilen yazışmaların içeriği birlikte değerlendirildiğinde, ByLock kullanıcısı olan ve program üzerinden örgütsel faaliyetlerin organize edilmesi konularında yazışmalarda bulunan, hakkında ByLock üzerinden yazışmalar yaptıklarına dair tanık beyanı bulunan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü'nün organik ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2018/2990 Esas, 2019/1445 sayılı Kararında, sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.