Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 110 ada 10 parsel sayılı 1895,34 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Asker ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazın bir bölümünün yol olarak bırakıldığını öne sürerek bu bölümün 1/10 payının ... ... adına tapuya tescili istemi ile davalı ...'ı hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında ... ...(...) dava konusu taşınmazın 1/10 payının adına tescili istemi ile davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 110 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece davanın davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Kural olarak tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılan davaların Kadastro Mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.

Yine kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf tespitin tarafı olmayan davalı ...'ı hasım göstererek dava açmıştır. Bu durumda davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır. Ne var ki görev ve husumet olgusunun çatışması halinde, önce görev daha sonra husumet olgusunun irdelenip incelenmesi gerekir. Bu olgu kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa da yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, dava konusu olmadığı anlaşılan 110 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve eki belgelerin kadastro işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi dahi isabetsizdir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'a iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.