Mahkumiyet
1- Sanığın, haklarında beraat kararı verilen temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile birlikte iştirak iradesi içinde ...'ın yetkilisi olduğu şirkete ait çeki bir başkasına imzalatıp, önceden doğan borcundan dolayı müştekiye verdiğinin iddia edildiği olayda; sanığın, suç tarihinde cezaevinde bulunduğunu, ...'ın düzenleyerek imzaladığı suça konu çeki ... ve ...'ın ...'ya götürüp müştekinin avukatına verdiklerini, suça konu çeki görmediğini savunması, temyiz dışı sanıkların, çekin rıza dışı ellerinden çıktığını ve kendileri tarafından düzenlenmediğini savunmaları, 02.03.2011 tarihinde ölen müştekinin soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde, suça konu çeki Avukat ...'un... San. ve Tic. Ltd. Şti yetkilisinden İzmit'te aldığını beyan etmesi, müştekinin suç tarihinde vekili olan Av. ...'un soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla alınan ifadesinde suça konu çeki müştekinin talimatı üzerine ...'da sanıktan aldığını beyan etmesine karşın, 19.07.2005 tarihli şikayet dilekçesinde ise sanığın kardeşi ...'in ...'ya gelerek suça konu çeki teslim ettiğini belirtmesi, 18.12.2008 tarihli ekspertiz raporu ile hakiki olan suça konu çekin ön yüzündeki keşideci imzasının temyiz dışı sanıklar ve müştekinin ellerinden çıktığını gösterir herhangi bir bulgunun tespit edilemediğinin bildirilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, suç tarihinde sanığın cezaevinde bulunup bulunmadığının araştırılması,.., ...ve ...'in açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitiyle tanık olarak dinlenmeleri, müşteki ile suç tarihinde müşteki vekili olan tanığın ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi, suça konu çek nedeniyle açılmış menfi tespit davasına ait ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/1475 esas sayılı dosyasının celp edilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı;
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.