Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanık ...’ın sanığın beyanlarını doğrulaması, müştekilerin kolluktaki beyanlarında sanığın kendilerine yönelik “sizinle görüşeceğiz” şeklinde söz söylediğine yönelik anlatımlarının bulunmaması karşısında, tüm beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilemediği takdirde hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığının açıklanıp tartışılması sonucunda hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre ;
2-) Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı işlemesine rağmen, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmamış olması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.