Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların paydaş olduğu 2392 parsel ve 350 ada 1,2,3,4 parsel sayılı taşınmazların yalnız davalılar tarafından ev, ahır ve sera olarak kullanıldığını belirterek ecrimisil talep etmiştir.
Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazları kendilerinin işgal etmediğini, davacının halaları, davalı ...’nın ise babaları olduğunu, babalarını ziyarete gittiklerinde serada çalıştıklarını belirterek, davanın reddini savunmuş; davalı ... ise cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazların önceden bir bütün olduğunu, taraflar arasında fiili taksim yapıldığını, bir kısmının imar görerek 350 ada 1,2,3,4 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu ve bu yerlerin kendisine düştüğünü, kendisine düşen kısma sera kurduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi; ecrimisile hükmedilmesinde isabetsizlik olmamakla birlikte, bilirkişi tarafından yapılan ecrimisil hesabının Yargıtayın yerleşik içtihatlarına uygun olmadığından bahisle kararı bozmuş, bozma ilamına uyan Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar; davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlararası ecrimisil talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekili ve davalı ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... vekili ve davalı ...’ın ecrimisil hesabına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmazlar tarla vasfıyla önceden bir bütün iken, 26.08.2008 tarihinde imar görmesi sonucu 2392 parsel tarla vasfıyla, 350 ada 1,2,3,4 parsel sayılı taşınmazlar arsa vasfıyla tapuya tescil edilmiştir. Davacı tarafın 2006-2011 tarihleri için ecrimisil talebinde bulunması karşısında Mahkemece, 2392 parsel sayılı taşınmaz yönünden 2006-2011 yılları için tarla vasfına göre, 350 ada 1,2,3,4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise 2006-2008 yılları için tarla vasfına, 2008-2011 yılları için arsa vasfına göre ecrimisil hesabı yapılması gerekirken, 350 ada 1,2,3,4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 5 yıllık arsa vasfına göre ecrimisil hesabı yapılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı ...’ın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'a iadesine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.