Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Her ne kadar tebliğnamede suçun gece vakti işlendiğinden bahisle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiği ve bu suretle zamanaşımının dolmadığı belirtilmiş ise de, müştekinin soruşturma aşamasında alınan beyanına göre 21: 00 sularında telefonunun çalındığı internet kafeden ayrıldığını belirttiği, suçun işlendiği yer ve zamanda güneş batış saatinin 18: 40 olduğu ve yaz saati uygulamasının bulunduğu, gece vaktinin 20: 40’da başladığı, suçun gece vakti işlendiği hususunda şüphe bulunduğu ve ceza hukukunun evrensel ilkesi olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince 143. maddenin uygulama imkanı bulunmadığı anlaşılmakla;
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 31/2. maddelerine uyan nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 21/07/2011 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 05/02/2012 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak suç tarihi olan 04/08/2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.